Bu yazı Diğer kategorisinde ve 59 Kişi bu yazıyı okumuş
Nette dolaşırken aşağıda yer alan maddeler kocaman başlığı ile birlikte dikkatimi çekti. Okuyayım dedim ve yazan Oğuzhan Arkadaşa hak verdim.
İşe projeyi planlamak ile değil, işe direkt kod yazmakla başlıyorsa. (Bknz. guerilla coding, spaghetti coding)
(Her zaman plan yapsam ne olacak. diyorum kendi kendime. Plana uyamadıktan sonra ne gereği var Boşa zaman kaybı.???)
Müşterinin gazlamasıyla gelecekte gerekli olabilecek veya hiç gerekli olmayacak modüller için fazladan kodlama yapıyorsa.
(Öyle uyuz müşteriler çok var. Spani nin ucunu fazladan gösterip çekince akılları sıra gaz verdiklerini sanıyorlar. Amelelik dönemlerinde para gözü boyuyordu ama şimdi işe yarar projeler dışında böyle AMELE müşterileri fazla takmamak lazım.)
Her zaman her isteğe cevap verebilecek, tam donanımlı, mükkemmel bir yazılım çıkarma egosu varsa.
(Egomdan vazgeçemiyorum. Mükemmel olmak zorunda yaptığım iş.)
Her zaman en basit, en verimli, en hızlı çözümü sunmayı düşünmüyorsa.
(Basit çözüm sunuluyor aslında ama müşteriler karmaşıklaştırıyor çoğu zaman.)
Proje nin ihtiyacı olan hızlı ve hatasız sistemi geliştireceğine proje için çok hayati olmayan hata loglama sistemini yazmaya kalkıyorsa.
Müşteri tarafında ne istediğini doğru anlatabilen bir partner bulamıyorsa.
(Partner var da. Teknolojide biraz çömez kalıyor. (Eyvah bu yazdığımı görürse vurur beni.))
Yazdığı programı başkalarına/müşteriye test ettirmeden, kendisi test ettikten sonra tamam oldu release ediyorum diyorsa.
( Test etmek için vakit ayıran müşteri istiyoruz. diye haykırasım geliyor. Aradan 1 yıl geçtikten sonra burası hatalı, falan filan saydıran müşteri istemiyoruz)
Geri bildirime ve müşteri testlerine önem vermiyorsa.
Proje de ki bug ları sürekli erteleme eğilimi içindeyse.
Bir iş için tasarlayabileceği en basit modeli tasarlamaya çalışmıyorsa.
Müşterinin mantıklı ve saçma isteklerini analiz edip akıl süzgeçinden geçiremiyorsa.
(Akıl süzgecinden geçer de geçmesine. Hatalı ve mantıksız noktaları müşteriye kabul ettirmek sıkıntı.)
Yanılmaktan ve yanlış yapmaktan korkuyorsa.
( Öğrenmek için en iyi yöntem yanlış yapmaktır. derim hep)
Ego sunu sürekli sırtında taşıyorsa!
Yeni başlayan junior developer dan da yeni şeyler öğrenebileceğinin farkında değilse.
Proje nin nasıl işleyeceğini müşterisine en baştan öğretmiyorsa.
Projeyi bitirmek için sürekli kod yazmak gerektiğine inanıp, gerektiğinde dinlenmeyi ve iki tek bira atmayı bilmiyorsa.
Müşteriyi projeden uzak tutmak gerektiğine inanıyorsa.
(Müşteriyle proje arasındaki seviyeyi iyi tukmak gerekir. Aksi taktirde o proje bitmez.)
Müşteri tarafında ki partnerini iyi bir şekilde yönetemiyorsa.
Proje başlangıcında gereksinimleri belirlemeden hareket ediyorsa.
Proje de özellikleri mümkün olduğu kadar ufak parçalara bölmekten kaçınıyorsa.
Artık teknik kararları da müşteri almaya başlamışsa.
Müşteriye müşteriliğini bilmesi gerekitğini açık ve net söylemeye çekiniyorsa.
(Keşke söyleyebilsem.)
İş planının ne kadar süreceğine kendisi değil, müşteri karar vermeye başlamışsa.
Bu yazı Arada Bir kategorisinde ve 83 Kişi bu yazıyı okumuş
Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, kimseyi üstün görmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek idealin ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes sana karşı çıkacaktır; herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır; önüne sonsuz engeller yığacaklardır, fakat sen bunlara dayanıklı olacaksın. Kendini büyük değil, küçük, bir hiç sayarak, kimseden yardım görmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Bütün bunlardan sonra da büyük derlerse söyleyenlere gülüp geçeceksin.
Bu yazı Diğer kategorisinde ve 103 Kişi bu yazıyı okumuş
Herzaman ki gibi yorgun argın ofise geldim, kahvemi aldım, telefon trafiği, mail trafiği, sitelerle ilgili ufak tefek düzenlemeler falan derken dakikaların nasıl geçtiğini anlayamadım. Bu aralar gözlerim aşırı yanıyor tabiki baş ağrısıda cabası. Yorgunluktan olsa gerek. Neyse, yorulduğumu hissettim biraz ara verip vücut egzersizleri yapıp birkaç makale okuyacaktım ki gözüme bir yazı ilişti. Başlığı okumamla dikkatimi çekmesi bir oldu. Oturdum hemen okumaya koyuldum. Çok güzel yazmış arkadaş. Eğlenceli ve okunası bir yazı olmuş. Yazının tamamını aşağıda bulabilirsiniz. Yazının orjinalini görmek isteyenler için en altta adresi belirttim.
Bu yazı Arada Bir kategorisinde ve 130 Kişi bu yazıyı okumuş
Bugün iş yoğunluğumdan dolayı gereğinden fazla kafa yordum yine. Rutin işler yaptım ama abim askerde olduğundan dolayı tüm işler benim sorumluluğumda. Biraz mola verdim 5-10 dakika dinleneyim dedim. Herzaman dinlenirken yaptığım gibi internette herhangi bir siteye girip makalelere yazılara gözattım. Dikkatimi çeken ´Nuh un Gemisi Bize Neler Öğretti?´ adında bir yazı okudum. Kısa ve anlamlı aslında. Biraz düşündürücü biraz da ders alınabilecek türden.
Bu yazı C# kategorisinde ve 110 Kişi bu yazıyı okumuş
VS.NET programcı arkadaşlara enkısa zamanda en az hatayla uygulama geliştirme imkanı veriyor. Ayrıca işimizi kolaylaştıracak özellikleride bünyesinde barındırmakta.
Bu yazı C# kategorisinde ve 126 Kişi bu yazıyı okumuş
C# Programlama dili, Microsoft un geliştirmiş olduğu yeni nesil ve 100% nesne yönelimli bir dildir. Nesne yönelimli programlamanın gelişmesinde en aktif dillerden biri.
Bu yazı Diğer kategorisinde ve 98 Kişi bu yazıyı okumuş
Kendileri Apple ın kurucu ortağı. Güzel ve izlenilmesi gereken bir video olduğunu düşünüyorum.
Steve Jobs hakkında Daha detaylı bilgi almak için Buraya tıklayabilirsiniz.
Bu yazı Arada Bir kategorisinde ve 97 Kişi bu yazıyı okumuş
Uzun bir süredir yoğunluğun en üst safhasını yaşıyorum desem yeridir . Sınavlar bitti ama yetiştirmem gereken işler, uzun soluklu projeler için çalışmam gereken dil ve sistemler bi de bunların üzerine Abimin yarın itibariyle askere gitmesi sonucunda bayağı yorgun bir ilkbahar-yaz geçireceğim büyük ihtimalle. Ama yinede güzel ve umut verici her hali ile. En azından birşeylerle uğraşma çabası ileriye yönelik planlar insanı ayakta tutabiliyor .
Hep bunları düşünüyor değilim elbette, hatta beynimde ve kalbimde uzun süredir bunlardan daha fazla yer tutan biri var diyebilirim.
Bu yazı Arada Bir kategorisinde ve 92 Kişi bu yazıyı okumuş
Teknoloji ve hayatla hem hasir nesir hem de problemleri olan birisi olarak, blog dünyasina bu kadar geç girmis olmamin sebebi sanirim sita basligindaki açiklamada kendini belli ediyor. Su siralar yetistirmek zorunda oldugum somut sorumluluklarimdan dolayi (bkz: üniversite, is hayati) yakin ve uzak çevremde olup bitenleri her ne kadar farketsem de bunlari yorumlamaya ya da üzerlerinde düsünüp bir seyler karalamaya kendimi hazir hissetmiyorum. Bu zamansiz baslangici yapmamin sebebi ise zamanimi yönetmeyi hobilerimden baslayarak ögrenmek istemem.
Baslangici da yapmis bulunuyorum